Nobel ödüllü Rus yazar Aleksandır Soljenitsin öldü

Kim-Kimdir, Kültür-Sanat, Nobel Edebiyat 0 Yorum »

Nobel ödüllü Rus yazar Aleksandır Soljenitsin öldü-Aleksandır Soljenitsinı Tanıyalım…
Sovyet Rusya’da Stalin yıllarının önde gelen muhaliflerinden olan Nobel ödüllü yazar Aleksandır Soljenitsin 89 yaşında öldü.
Yazarın beyin kanaması ya da kalp yetmezliği nedeniyle öldüğü belirtildi. Soljenitsin, ikinci dünya savaşı sırasında Sovyet ordusunda subay iken Stalin’i eleştirdiği gerekçesiyle tutuklanarak, hayatının sekiz yılını çalışma kamplarında geçirmişti. Bu yıllarda edebi eserleri için malzeme bulmuş oldu. İlk kitabı “İvan Denisoviç’in Hayatında Bir Gün” yayınlandıktan sonra 1970 yılında Nobel Edebiyat ödülüne layık görüldü.
Bundan üç yıl sonra ise “Gulag Takımadaları” adlı kitabı bu kez Paris’de yayımlandı. Vatan haini ilan edilen ve vatandaşlıktan ve ülkesinden atılan Soljenitsin, ABD’de 20 yıl sürgün hayatı yaşadı. Soljenitsin’e göre Batı hayatı ahlaki çürüme içindeydi.
Yazının Devamı İçin Tıklayınız »

Türkçenin Tarihi Gelişimi-(Muharrem Ergin)

Kültür-Sanat, Yazılar-Yorumlar 0 Yorum »

Türkçenin Tarihi Gelişimi (Muharrem Ergin)

Eski Türkçe

Türk yazı dilinin ele geçen ilk örnekleri Orhun âbidelerinin metinleridir. Fakat bu metinler şüphesiz Türk yazı dilinin ilk örnekleri değildir. Çünkü Orhun âbidelerindeki dil yeni teşekkül etmiş bir yazı dili olarak değil, çok işlenmiş bir yazı dili olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bakımdan, Türk yazı dilinin başlangıcını ele geçen bu ilk metinlerden çok daha öncelere çıkarmak gerekir. Türk yazı dilinin sekizinci asırdan sonraki gelişmesi ile mukayese edilerek bir tahmin yürütülürse, Orhun abidelerindeki yazı dilinde hiç değilse bir kaç asırlık bir gelişme mevcut olduğuna kolaylıkla hükmolunabilir. Buna göre Türk yazı dilinin başlangıcını Milâdın ilk asırlarına, hiç olmazsa Orhun âbidelerinden bir kaç asır önceye çıkarmak doğru olur. Fakat Orhun kitabelerinden daha eski bir metin ele geçmediği için bu yazı dilini ancak sekizinci asırdan itibaren takip edebilmekteyiz.


İşte nazarî olarak Milâdın ilk asırlarında başladığını kabul ettiğimiz ve ilk ele geçen metinleri sekizinci asra ait olan bu yazı dili 12 - 13. asra kadar devam etmiş olup, bu devre Türk yazı dilinin ilk devresini teşkil etmektedir. Bu ilk yazı dili devresi ayni zamanda müşterek bir yazı dili devresidir. Yani bu yazı dili bütün Türklüğün tek yazı dili olarak kullanılmış, Orta Asya’da geniş bir sahayı kaplayan Türklük âlemi asırlar boyunca hep ayni dille okuyup yazmıştır. O devirden kalma eserlerde görülen ufak tefek farklar ise saha ve zaman farklarından ileri gelen normal ayrılıklar olup tek bir yazı dilinin hudutlarını aşacak mahiyette değildir.

Yazının Devamı İçin Tıklayınız »

Mevlevi Çalgıları-Rebab

Kültür-Sanat, Mevlana 0 Yorum »

Mevlevi Çalgıları-Rebab

Mevlevi ayinlerinin değişmez çalgılarından birisidir.Yayla çalınır ve kabak kemaneye benzer.Türklerin kullandığı en eski yaylı sazlardandır.Gövdesi Hindistan cevizinden yapılır. Cevizin üzerine deri gerilir. Üç tellidir, at kuyruğundan yapılan telden çalınır. Asya kökenlidir. Hz. Mevlâna’nın da rebab çaldığı rivayet edilir.Ortaya çıkışından beri yedi değişik şekilde görülmektedir.

1.Dikdörtgen Rebab
2.Yuvarlak Rebab
3.Armud Şekilli
4.Beyzi (kayığa benzer gövdeli) Rebab
5.Yarım küre Şeklinde Rebab
6.Tambur Rebab
7. Açık Tekneli Rebab

Atatürk ‘ün Dile Verdiği Önem-Atatürk ‘ün Dile Verdiği Önem Nedir?

Kültür-Sanat, Yazılar-Yorumlar 0 Yorum »

Atatürk ‘ün Dile Verdiği Önem-Atatürk ‘ün Dile Verdiği Önem Nedir?
Toplumları millet haline getiren en önemli unsur dildir. Dil, duygu ve düşünceyi insana aktaran bir vasıta olduğu gibi, insan topluluklarının bir yığın ve kitle olmaktan kurtaran, aralarında “duygu ve düşünce birliği” olan bir cemiyet yani ‘millet’ haline getiren en önemli kültürel değerdir. Ayrıca dil, kültürün temeli olduğu gibi taşıyıcısıdır da… Dili yok ettiğiniz takdirde milli ruh ve kültür diye bir şey kalmaz. Bu sebeple dili korumak, koruyucu tedbirler almak önemlidir.
Bizler Türk’üz ve dilimiz Türkçe’dir. Türkçe; dünyanın en eski, köklü ve en zengin iki dilinden biridir. Dil bilimcilere göre; kelime türetme yeteneği bakımından da dünyanın en güçlü dilidir. Her konuya ve duruma göre karşılık vermeye en müsait dil yine Türkçe’dir. Ayrıca Türkçe, yazıldığı gibi okunması özelliğiyle de gıpta edilen bir dildir. Türk dilinin bu güzelliğini ve gücünü bilen, Türk dili konusunda önemli çalışmalara imza atan en önemli kişi, hiç şüphe yoktur ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Atatürk’tür. Atatürk, Türk dili konusunda; “Türk milletinin dili Türkçe’dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır. Bir de Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakının, an’anelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, kısacası bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” diyerek hem Türk diline verdiği önemi, duyduğu sevgiyi belirtmekle beraber, Türk dilinin büyüklüğünü ve Türk milleti için önemini ortaya koymuştur.
Yazının Devamı İçin Tıklayınız »

İstanbul’un Fethi genel bilgi-İstanbul’un Fethi Hakkında-

Kültür-Sanat, Tarih 2 Yorumlar »

İstanbul’un Fethi genel bilgi
1451′de babasının ölümü üzerine Padişah oluyor, ilk iş olarak İstanbul’un Fethi’ni programına alıyordu. Çünkü baştan beri Fetih ruhu ile yoğrulmuştu. Bu anlayışla devrinin teknolojisinden faydalanıyor, askerini bu disiplin içinde eğitiyordu.
Bizans’ın geçit vermez surlarını yıkabilecek, 1,5 kilometre uzağa fırlatılabilen 2 ton ağırlığında toplar döktürdü. Ayrıca “Havan topu”nu icad etti.
Bu sırada Bizans’ın durumu hiç de iç açıcı değildi. Halk ahlakî ve ekonomik çöküntüden bıkmış, Konstatin’in zulmünden yılmıştı. O kadar ki halk “Hristiyan külahı görmektense, Müslüman sarığı görmek daha iyidir.” diyecek duruma gelmişti. Çünkü o dönemde Osmanlı “Adil bir dünya düzeni” kurmayı başarmış, dünyanın hayranlığını kazanmışta.
İstanbul’u fethetmekte kararlı olan II. Mehmet tarihin ilk ağır toplarını döktürdü. Karadan ve denizden kuşatılması gereken bu şehir için her türlü tedbiri aldı. “Ya ben İstanbul’u alırım, ya da İstanbul beni.” diyordu. Ölümü göze alacak kadar kararlı alan bir insanın elinden hiçbir şey kurtulamazdı. Öyle de oldu.
Fatih, düşmanların hayallerinin bile ulaşamayacağı şeyleri “gerçek” haline getirmişti. Donanmayı bir gecede Dolmabahçe’den Haliç’e indirmeyi başardı. Gemileri gemiden yürüttü.
Yazının Devamı İçin Tıklayınız »

Nuri Bilge Ceylan’ın “Üç Maymun” isimli filmi, 61.Cannes Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülünü aldı

Haber, Kültür-Sanat 1 Yorum »

61 Cannes Film Festivali’nde bu akşam ödül töreni yapıldı. Festivale ‘Üç Maymun’ filmi ile katılan yöntmen Nuri Bilge Ceylan, en iyi yönetmen ödülünü aldı.

Ceylan ödül töreninde yaptığı konuşmasında ödülünü, “Benim yalnız ve güzel, tutku içinde sevdiğim ülkeme” sözleriyle Türkiye’ye adadı.

Ödül haberinin kendisini şaşırttığını belirten Ceylan, “ödülü almaktan büyük onur duyduğunu”söyledi. Ceylan, filmin festivalin yarışma bölümüne alınmasına ve en iyi yönetmen ödülünü kendisine veren jüriye teşekkür etti. Ceylan’ın en iyi yönetmen ödülünü aldığını, jüri başkanı Sean Penn, duyurdu.
Yazının Devamı İçin Tıklayınız »

Design by j david macor.com.Original WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Giriş
Bilgilendirme:Sitemizde yayınlanan reklamlar Google Arama Motoru tarafından seçilip yayınlanmaktadır ve sitemizin seçimi degildir..

Sitemap Blog AnaSayfa Resimli Şiir Sevgi Oyun Forum Şiir Astroloji Burçlar Aşk Şiirleri Bebekler icin Biyografi Gazeteler Karikatürler Şifali Bitkiler Anlamlı Sözler oyun Elt Club Web Directory ölümle ilgili sözler hareketli msn msn asci Bebek İsimleri albert einstein|antonio vivaldi|periskop|ali kuşçu|Speaking|Teaching Grammar|English Tenses|Other Grammar Topics|Teaching Writing|Türkçe-Turkish|Grammar|Makaleler|Vocabulary|writing|Useful Articles|Useful Tips|Vocabulary Teaching